Ümit Özdağ’dan gündem değerlendirmesi: “Türkiye yönetilemiyor, milli devlet hedef alınıyor” Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği basın toplantısında iç siyasetteki gelişmelerden dış politikaya, ekonomik krizden Türk-Azerbaycan..
Ümit Özdağ’dan gündem değerlendirmesi: “Türkiye yönetilemiyor, milli devlet hedef alınıyor”
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği basın toplantısında iç siyasetteki gelişmelerden dış politikaya, ekonomik krizden Türk-Azerbaycan ilişkilerine kadar pek çok kritik başlıkta sert eleştirilerde bulundu. Özdağ, “Düşman ceza hukuku artık yazılmayan haberlerden dolayı da tutuklamalar yapıyor” dedi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Özdağ, gerçekleştirdiği Türk Milleti Basın Toplantısı’nda Türkiye’nin derin bir yönetim krizi içerisinde olduğunu belirtti. Konuşmasının başında Esenyurt’taki kayyum olayına ve ardından yaşananlara değinen Özdağ, liyakatsizliğin ve tarikat-cemaat kadrolaşmasının devlet bürokrasisini teslim aldığını vurgulayarak, gazeteci Murat Ağırel’in tutuklanmasına tepki gösterdi. Yazılmayan haberlerden dolayı tutuklamaların yapıldığına dikkat çeken Özdağ, bu durumu “düşman ceza hukuku” uygulaması olarak nitelendirdi ve Ağırel’e geçmiş olsun dileklerini iletti. Halk TV’nin kapatılmasına da değinen Özdağ, yasalara aykırı durumların soruşturulabileceğini ancak yayın kapatma ve erişim engeli getiren yasakçı zihniyetin kabul edilemez olduğunu, foncular dışarıda gezerken gazetecilerin cezaevine konulduğunu ifade etti.
Dış politika ve güvenlik başlıklarında Mekke Anlaşması’nı sert bir şekilde eleştiren Özdağ, Türkiye’nin Meclis’e sunulan 16 maddelik askeri anlaşmayla sıcak bir çatışmanın tarafı haline getirildiğini belirtti. Türk askerinin Suudi hanedanının servetini ve güvenliğini korumak için riske atılamayacağını vurgulayan Özdağ, bu durumun Türkiye’yi Orta Doğu’daki mezhep ve bölge çatışmalarının içine çekeceğini, Filistin ve Gazze hassasiyetiyle çeliştiğini dile getirdi.
Avrupa genelindeki hayat pahalılığı protestoları ile Türkiye’deki ekonomik tabloyu kıyaslayan Özdağ, Avrupa’da enflasyonun yüzde 4 civarında seyrederken Türkiye’de resmi rakamlarla bile yüzde 30’a dayandığını, vatandaşın alım gücünün eridiğini ve asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını kaydetti. Ayrıca BİST 100 endeksindeki kayıplara ve fon krizine dikkat çekerek ekonomideki tahribatın 134 milyar doları bulduğunu ifade etti.
Sanayi ve otomotiv sektöründeki gelişmelere de değinen Özdağ, Ticaret Bakanlığı’nın Avrupa Birliği’nin korumacı politikaları karşısında Türk otomotiv sanayisini savunmada yetersiz kaldığını ve sanayicilerin ağır bir baskıyla karşı karşıya olduğunu belirtti.
İç siyasette tartışılan süreçlere ve Abdullah Öcalan’ın durumuna sert eleştiriler yönelten Özdağ, anayasanın 66. ve 42. maddelerinin değiştirilerek yeni bir millet tanımı yapılmak istendiğini, İmralı’da yürütülen görüşmelerin teslimiyet anlamına geldiğini savundu. Türk milliyetçilerine birlik çağrısında bulunan Özdağ, bireysel ve partizan egoların bir kenara bırakılması gerektiğini, Atatürk Cumhuriyetini savunmak için ortak bir irade oluşturulmasının şart olduğunu vurguladı.
Son dönemde Türk-Azerbaycan ilişkilerinde yaşanan provokasyonlara da geniş yer veren Özdağ, iki ülke cumhurbaşkanlarının telefon görüşmesini memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Karabağ’ın emperyalist Ermeni işgalinden kurtarılmasında Türkiye’nin kardeşlik görevini yerine getirdiğini, kimsenin bu desteği başa kakmaya hakkı olmadığını ifade eden Özdağ, sosyal medyadaki trollerin ve provokatörlerin iki kardeş ülke arasındaki bağları zedeleyemeyeceğini söyledi. Basın toplantısının soru-cevap bölümünde ise Suudi Arabistan ile yapılan anlaşmanın 6. maddesinin tek başına değerlendirilemeyeceğini, genel çerçevenin Türkiye’ye stratejik yük getirdiğini yineleyen Özdağ, 2027 bütçesinde 80 milyar dolara ulaşan faiz ödemelerinin ülkenin kaynaklarını tükettiğini sözlerine ekledi.
ERDOĞAN DEMİR
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)