Zafer Partisi Keşan İlçe Başkanı Av. Türkay Gümülcineli, açıklanan çeltik fiyatı ile ilgili yazılı açıklama yaparak çeltik üreticisinin emeğine sahip çıkılmadığını belirtti. Gümülcineli’nin açıklaması şöyle: “Çeltik üreticisinin kilogram başına maliyeti..
Zafer Partisi Keşan İlçe Başkanı Av. Türkay Gümülcineli, açıklanan çeltik fiyatı ile ilgili yazılı açıklama yaparak çeltik üreticisinin emeğine sahip çıkılmadığını belirtti.
Gümülcineli’nin açıklaması şöyle: “Çeltik üreticisinin kilogram başına maliyeti 47–48 TL bandındayken açıklanan alım fiyatının 45 TL olması, üreticilerimizi ciddi bir ekonomik çıkmazla karşı karşıya bırakmaktadır. Üretici, daha ürününü tarladan kaldırmadan zarar etme riskiyle karşı karşıyaysa burada sorgulanması gereken önemli bir sorun var demektir.
Geçtiğimiz yıl 48–60 TL civarında olan mazot fiyatlarının bugün 100 TL seviyelerine kadar ulaşması, kurutma işlemleri için kullanılan kömürün ton fiyatının geçen yıl 8.000 TL iken bu yıl 12.000 TL olması, tarımsal üretim üzerindeki baskıyı her geçen gün artırmaktadır. Gübre, elektrik, işçilik ve diğer girdi maliyetlerindeki artışlar da çiftçimizin yükünü ağırlaştırmaktadır.
Geçtiğimiz yıl 40 TL civarında alıcı bulan baldo pirinç fiyatları da üretim maliyetleriyle birlikte değerlendirilmelidir. İri tane çeltiğin bu yıl da 40 TL’den alıcı bulması, orta tanelerde ise 32–33 TL seviyelerinde fiyat oluşması, sürdürülebilir bir tarım politikasının eksikliğini göstermektedir. TMO çeltik fiyatına yüzde 13 artış uygularken resmî enflasyonun yüzde 30 bandında olması, reel enflasyonun ise bunun çok üzerinde hissedilmesi, üreticinin günlük politikaların yükü altında bırakıldığının göstergesidir.
Desteklemelerde geçen yıla göre artışla dekar başına 697,50 TL olarak belirlenen miktar, mazotun ve gübrenin en çok kullanıldığı çeltik üretiminde planlı üretim desteği bulunmadığı için buğday, ayçiçeği ve diğer ürünlerin desteklerine kıyasla oldukça düşük kalmaktadır.
Peki, soruyoruz: Çiftçi nasıl üretecek, emeğinin karşılığını nasıl alacak?
Kendi topraklarımızda yetiştirebileceğimiz ürünleri ithal etmek yerine kendi üreticimizi desteklemeli, yerli üretimin önünü açmalıyız. Kendi çiftçimiz üretmek için mücadele ederken ithalatla üreticimizin emeğini değersizleştirmek yerine çiftçimize destek olunmalı, köstek olunmamalıdır. İthal tarım ürünlerine, yerli üreticiyi koruyacak ve üretimin sürdürülebilirliğini sağlayacak etkili gümrük vergileri uygulanmalıdır.
Çiftçimiz üretimden uzaklaşırsa bunun bedelini yalnızca üretici değil, tüketici de daha yüksek gıda fiyatlarıyla ödeyecektir. Tarımın geleceği, üreticinin ayakta kalmasına bağlıdır. Üreticinin emeği, piyasa fiyatlarını belirlemede etkili hâle gelen üç harfli marketlerin karşısında değersizleşmekte; üretici bu firmaların insafına terk edilmektedir.
Yetkililere çağrımız nettir: Çeltik üreticisinin maliyetleri dikkate alınmalı, çiftçimize emeğinin karşılığını verecek adil ve sürdürülebilir bir fiyat politikası uygulanmalıdır.
Çiftçiyi toprağa küstürmeyin! Üreteni destekleyin, ithalata bağımlılığı azaltın, yerli üreticimizin yanında olun. Türk çiftçisine sabır diliyor, tüm üreticilerimize bereketli bir hasat sezonu diliyoruz.”
ERDOĞAN DEMİR
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)