AK parti 26. Dönem Edirne Milletvekili adayı, Türkiye Tüm Roman Dernekleri Konfederasyonu Genel Başkanı Fahrettin Savcı yaptığı yazılı açıklama ile Keşan Belediyesi’nde işe alımlar, belediye başkan yardımcılığı ve danışmanlarla ilgili..
AK parti 26. Dönem Edirne Milletvekili adayı, Türkiye Tüm Roman Dernekleri Konfederasyonu Genel Başkanı Fahrettin Savcı yaptığı yazılı açıklama ile Keşan Belediyesi’nde işe alımlar, belediye başkan yardımcılığı ve danışmanlarla ilgili Keşan Belediyesi’ne çeşitli sorular yöneltti.
Savcı’nın konuyla ilgili açıklaması şöyle: “AK Parti yönetim kurulu üyemiz Sema Sevim Kılıç ve yanında kaç kişi Keşan Belediyesi’ne alınan bu işçiler kimdir? Belediye meclis üyesi danışman olur mu?
Kaybedilmiş belediyede başkan yardımcısı olan şahıs neden danışman yapıldı.
Maaş alıyor mu gönüllü mü? Maaş alıyorsa hangi birimden nasıl alıyor?
Belediye avukat alındı mı? Kim veya kimler alındı?
Daha önce AK parti ilçe binamıza akrabaları diğer parti ilçe yönetim kurulu, meclis üyelerinin yakınlarının işe alındığı afişini asmıştık. Basına servis ettiydik. Şimdi değişen ne oldu?
Anlaşılan sular hep aynı yere akıyor. AK Parti’nin tabanı kimdir?
Çıkarsız… Beklentisiz… Hesapsız…
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ideallerine inanmış, onun yürüdüğü yola gönül vermiş; yıllar boyunca hiçbir zorluğa aldırmadan, hiçbir bedelden kaçmadan yanında dimdik durmuş insanlardır.
Evindeki sofradan eksilten, kendi ekmeğini bölüşen; cebindeki son imkânıyla dava arkadaşına destek olan insanlardır.
Geceleri uykusuz kalan, yüzüne kapanan kapılara aldırmayan, elinde üye formuyla kapı kapı dolaşan, yağmurda, soğukta, sıcakta mitingden mitinge koşan insanlardır.
“Yeter ki seçimleri kazanalım, yeter ki bu ülke yoluna devam etsin” diyerek kendi ikbalini, kendi makamını, kendi hesabını hiç düşünmeden çalışanlardır.
İşte AK Parti’nin gerçek tabanı budur.
Bu insanlar makam istemedi. Koltuk istemedi. İhale, mevki, güç, şöhret hesabı yapmadı.
Onlar sadece inandıkları değerlerin, ülkelerinin ve Sayın Cumhurbaşkanımızın mücadelesinin yanında durdular. Keşan Belediyesi sözde AK Partiye geçti. Hep aynı isimler.
Başkan yardımcısı, Belediye danışmanı. Son olarak da ilçe yönetim kurulu üyesi Sema Sevinç Kılıç ve üç beş kişi daha belediyede işe başladı.
Bugün insanların en büyük kırgınlığı da tam burada başlıyor.
Çünkü yıllarca bu hareketin yükünü omuzlarında taşıyan, bedel ödeyen, cefasını çeken, gecesini gündüzüne katan bu fedakâr insanlar; kendi çıkar ve ikballeri uğruna makamlarına sımsıkı sarılanları, “Bizi buradan kimse alamaz” anlayışını ve milletin vicdanını inciten görüntüleri kabul etmek istemiyor.
Devletin ve milletin menfaatlerini ilgilendiren ağır iddialar karşısında herkesin sorumluluğunu taşıması, gerektiğinde hesap vermesi ve makamın emanet olduğunu hatırlaması gerekir.
Çünkü koltuklar kimsenin mülkü değildir.
O koltukların altında, yıllarca kapı kapı dolaşmış insanların ayak izleri vardır.
O koltukların arkasında, seçim geceleri uykusuz kalmış insanların emeği vardır.
O koltukların altında, evindeki ekmeğini bölüp bu davaya gönül vermiş insanların alın teri vardır. Ve hiçbir makam, o insanların vicdanından daha büyük değildir.
Bu nedenle AK Parti’nin cefakâr ve vefakâr tabanı, kendisinin fedakârlıklarıyla büyüyen bir hareketin çıkar ve ikbal hesaplarının kirli çarklarında öğütülmesini istememektedir.
Bu taban, yıllarca taşıdığı yükün karşılığında makam değil; adalet, vefa, hakkaniyet ve emanete sadakat görmek istemektedir.
Çünkü bu dava, koltuklara tutunarak değil; gerektiğinde koltuklardan vazgeçebilecek kadar samimi insanların omuzlarında yükseldi.
Ve bugün o insanlar aslında tek bir şey söylüyor: “Biz bu davaya makam için değil, inandığımız için gönül verdik. Biz bu yolda çıkarımız için değil, ülkemiz için yürüdük. Biz fedakârlık yaptık; şimdi aynı fedakârlığı makam sahiplerinden bekliyoruz.”
Unutulmasın: Bir davayı büyütenler, o dava uğruna hiçbir karşılık beklemeden bedel ödeyenlerdir. AK Parti’nin tabanı bunu hak etmiyor. Bu millet bunu hak etmiyor.
Yıllarca fedakârlık yapan, inanan, sabreden ve dimdik duran insanlar; kendi emeklerinin, kendi inançlarının ve kendi davalarının kişisel hesaplara kurban edilmesini asla hak etmiyor.
Bunların alıştıra alıştıra. sindire sindere tek tek hamlelerinizi görmüyor. Anlamıyoruz sanmayın. Eğriye eğri, doğruya doğru diyeceğiz. Son söz. Sokakla inatlaşmayın.”
ERDOĞAN DEMİR
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)