EMEP’ten bütçe açıklaması: “Bütçe, halk için yapılmalı” Emeğin Partisi (EMEP) Keşan İlçe Örgütü, 2027 bütçe görüşmeleriyle ilgili açıklama yaptı. EMEP açıklamasında şu noktalara değindi: “2027 bütçesi, tıpkı öncekiler gibi..
EMEP’ten bütçe açıklaması: “Bütçe, halk için yapılmalı”
Emeğin Partisi (EMEP) Keşan İlçe Örgütü, 2027 bütçe görüşmeleriyle ilgili açıklama yaptı. EMEP açıklamasında şu noktalara değindi: “2027 bütçesi, tıpkı öncekiler gibi büyük bölümü emekçilerden toplanan kaynakları, çeşitli adlar altında sermayeye aktarmayı hedefliyor. 2027 bütçesinin yaklaşık yüzde 15’ini faiz giderleri oluşturacak. Bu rakam, sosyal yardım ve desteklere ayrılan 1 trilyon 341 milyar liralık bütçenin üç katı. Faiz giderlerine ayrılan yüksek pay, 3 trilyon 868 milyar liralık bütçe açığı ile birlikte düşünüldüğünde, 2027’de kamusal hizmetlerde ciddi kaynak daralması yaşanması kaçınılmaz.
PATRONLARA YARAYACAK
2027 bütçesinden patronlara destek için 1 trilyon 9 milyar (2025’te 561 milyar, 2026’da 713 milyardı) kaynak ayrıldı. Vergi muafiyetleri, yatırım teşvikleri ve enerji sübvansiyonlarıyla birlikte değerlendirildiğinde verilen desteğin çok daha fazla olduğunu söylemek mümkün.
İktidar bütçeden patronlara ekonomik olarak her türlü mali desteği verirken, 2027’de bütçe yükünün önemli bölümü yine ücretli emekçilerin sırtına yıkılacak.
Devletin elindeki kaynaklar yine üretken kamu yatırımlarına değil, sermayenin kâr garantisine yöneliyor. “kamu-özel iş birliği” (KÖİ) adı altında yürütülen köprü, otoyol, şehir hastanesi projeleri için ayrılan 306 milyar liralık devasa kaynak da bu durumun en somut kanıtı. Müşteri garantili ödemeler her bütçe döneminde önceki yıllara göre olağanüstü düzeyde artarak tıpkı bir “kara delik” gibi bütçe kaynaklarının önemli bir bölümünü yutacak.
KAMU HİZMETLERİ ZARAR GÖRECEK
2027 bütçesinde kamu hizmetlerine ve kamu yatırımlarına bütçeden ayrılan payın azalması, halkın sırtındaki vergi yükü ve cepten yapacağı özel harcamaların artacak olması 2027 bütçesinin gerçekte kimin için hazırlandığını açıkça gösteriyor.
EĞİTİMDE SÜREKLİ GERİLEME
Her yıl “aslan payı” ayrıldığı iddia edilen 2027 yılı Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi, kamu harcamalarında tasarruf anlayışına dayanan mevcut ekonomik programın gölgesinde kalarak, resmi enflasyonun altında bir oranda (yüzde 26.5) artışla 2 trilyon 459 milyar liraya çıkarılıyor. Ancak bütçenin yüzde 83’ü personele yapılan zorunlu harcamalardan (maaş ve SGK primleri) oluşacak. MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay 2002 yılında yüzde 17.18 iken, 2027’de yüzde 7.75’e (2026’da yüzde 8.26) geriliyor. Bu gerileme, okulların fiziki altyapısının çökmesine, nitelikli kamusal eğitimin tasfiyesine ve velilerin cebinden yaptığı özel eğitim harcamalarının artmasına yol açacak.
HALK SAĞLIĞI TEHLİKEDE
Sağlık bütçesi yüzde 33.4 artmasına karşın, bütçe ödeneklerinin büyük kısmı hastane işletme, personel ve tedavi süreçlerine ayrılıyor. Örneğin mal ve hizmet alımları için ayrılan 518.4 milyar TL’lik kaynağın önemli bir bölümü, Kamu-Özel İş birliği (KÖİ) modeliyle işletilen şehir hastanelerinin dövize/enflasyona endeksli kira ve hizmet bedeli ödemelerine gidecek. Şehir hastanelerinin kira ve hizmet bedelleri için ayrılan 160.66 milyar, Sağlık Bakanlığı bütçesinin yüzde 10.4’ünü tek başına yutacak. Sağlık bütçesi hizmet ödeneklerinin yüzde 27’sinin koruyucu sağlık hizmetlerine, yüzde 69’unun ise tedavi edici sağlık hizmetlerine ayrılması sağlıktaki ticarileşmenin boyutlarını gösterirken, halkın sağlığını “tedavi endüstrisi”nin insafına bırakıyor.
SERMAYEYE AKTARIM
2027 yılı merkezi yönetim bütçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, “Emekçilerden sermayeye doğru işleyen tersine bir yeniden dağıtım mekanizması” niteliğinde olduğu tespitini yapmak mümkün.
Önümüzdeki yılın bütçe rakamları gösteriyor ki; iktidarın bütçe tercihleri halkın refahını değil, sermaye birikiminin istikrarını esas alıyor. Kamu kaynaklarının sermayeye aktarıldığı, emekçilerin vergi yüküyle ezildiği mevcut yapı, toplumsal adaletsizliği ve otoriter rejim altyapısını daha da derinleştiren sınıfsal bir sömürü belgesi olarak karşımıza çıkıyor.
ERDOĞAN DEMİR
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)