Tarih boyunca insanlık hayatı kolaylaştıracak araçlar geliştirdi. Daha hızlı ulaşım için arabalar üretildi. Daha hızlı iletişim için telefonlar icat edildi. Daha hızlı çalışmak için bilgisayarlar geliştirildi. İnternet sayesinde bilgiye saniyeler..
Tarih boyunca insanlık hayatı kolaylaştıracak araçlar geliştirdi. Daha hızlı ulaşım için arabalar üretildi. Daha hızlı iletişim için telefonlar icat edildi. Daha hızlı çalışmak için bilgisayarlar geliştirildi. İnternet sayesinde bilgiye saniyeler içinde ulaşabilir hale geldik.
Bütün bunların ortak bir amacı vardı: İnsanlara zaman kazandırmak.
Fakat ilginç bir şekilde bugün birçok insanın en çok şikâyet ettiği konu zaman yetersizliği.
Sabah erken saatlerde başlayan günler, yetiştirilmeye çalışılan işler, cevap bekleyen mesajlar, takip edilmesi gereken haberler ve sürekli çalan bildirimler arasında zamanın nasıl geçtiğini fark etmiyoruz bile.
Teknoloji bize birçok kolaylık sağladı ancak aynı zamanda hayatımızın hızını da artırdı. Eskiden bir mektuba günler sonra cevap verilmesi normal karşılanırken bugün bir mesaja birkaç saat içinde dönüş yapılmadığında insanlar meraklanabiliyor. Bilgiye ulaşmak kolaylaştı ama bilgi miktarı da katlanarak arttı.
Bu nedenle birçok kişi gün boyunca meşgul olmasına rağmen verimli olmadığını hissediyor. Sürekli bir şeylerle uğraşıyor ama gün sonunda gerçekten önemli olan şeylere yeterince vakit ayıramadığını düşünüyor.
Belki de sorun zamanın azalması değil, dikkatin bölünmesi.
Birçok insan ailesiyle aynı odada otururken telefon ekranına bakıyor. Bir arkadaş buluşmasında gelen bildirimleri kontrol ediyor. Bir filmi izlerken aynı anda sosyal medyada geziniyor. Hayatın birçok anını yaşarken aslında tam olarak orada bulunmuyoruz.
Oysa zaman dediğimiz şey yalnızca saatlerin gösterdiği rakamlardan ibaret değildir. Zaman, neye dikkat verdiğimizle ilgilidir.
Bir saat boyunca sevdiğiniz insanlarla yapılan samimi bir sohbet bazen bütün bir günün yorgunluğunu unutturabilir. Buna karşılık sosyal medyada geçirilen birkaç saat geriye dönüp bakıldığında hiçbir şey kazandırmamış olabilir.
Belki de modern insanın yeniden öğrenmesi gereken şeylerden biri budur: Her boş anı doldurmak zorunda değiliz.
Bazen telefonu bir kenara bırakmak, yürüyüş yapmak, düşünmek, sohbet etmek ya da sadece sessizce oturmak da zamanın değerli kullanımlarından biridir.
Çünkü hayat yalnızca yetiştirmeye çalıştığımız işlerden oluşmuyor.
Hayat, farkına vardığımız anlardan oluşuyor.
Ve bazen en büyük kayıp, zamanın geçmesi değil; geçerken onu hiç yaşamamış olmaktır.
İkinci Akıl
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)