Güven İnşaat Güven Yapı Market Keşan Postası Reklam Ver
Köşe Yazıları

TÜRKAN SAYLAN’A YAPILAN VATAN HAİNLİĞİNİ UNUTMADIK

Bazı insanlar vardır; ömürleri sona erse bile mücadeleleri bitmez. Çünkü geride bıraktıkları eserler, yetiştirdikleri çocuklar ve savundukları değerler yaşamaya devam eder. Türkan Saylan da böyle bir isimdi. O, hayatını hastalıklarla..

TÜRKAN SAYLAN’A YAPILAN VATAN HAİNLİĞİNİ UNUTMADIK

Bazı insanlar vardır; ömürleri sona erse bile mücadeleleri bitmez. Çünkü geride bıraktıkları eserler, yetiştirdikleri çocuklar ve savundukları değerler yaşamaya devam eder.

Türkan Saylan da böyle bir isimdi.

O, hayatını hastalıklarla mücadeleye, eğitime ve özellikle imkânı kısıtlı çocukların okuyabilmesine adadı. Anadolu’nun dört bir yanında kız çocuklarının eğitim görmesi için kapılar açtı. Bir çocuğun eline kitap vermeyi, bir gencin geleceğine ışık tutmayı memleket meselesi olarak gördü.

Peki karşılığında ne gördü?

Şüphe, itham, baskı ve itibarsızlaştırma…

İşte asıl unutmadığımız budur.

*İnsanların yıllarca emek verdiği bir hayatı birkaç manşetle karalamaya çalışan zihniyeti unutmadık.*

Bir insanın evine yapılan operasyon görüntülerinin toplum hafızasında nasıl bir etki yaratacağını hiç mi düşünmediniz?

Yaşadığı ağır hastalığa rağmen eğitim sevdasından vazgeçmeyen bir kadına reva görülen muameleyi Türkiye unutmadı.

Çünkü mesele yalnızca Türkan Saylan değildi.

Mesele, bu ülkenin aydınlarına nasıl davranıldığıydı.

Mesele, sorgulayan, düşünen, eğitim isteyen, özellikle de kız çocuklarının okumasını savunan insanların hangi bedellerle karşılaşabildiğiydi.

Ve bugün dönüp baktığımızda geriye çok acı bir tablo kalıyor:

*Bir tarafta çocukların geleceği için çalışan bir ömür, diğer tarafta o emeği gölgelemeye çalışan ağır ithamlar.*

Tarih, kimin ne söylediğini değil; kimin ne yaptığını sonunda ortaya çıkarır.

Türkan Saylan‘ın yaptığı ortadadır.

Çocuklar okudu.

Gençler üniversitelere gitti.

Kız çocuklarının eğitimine destek verildi.

Binlerce insan onun kurduğu eğitim seferberliğinden yararlandı.

Bugün Türkan Saylan‘ı hatırlayan insanların hafızasında onun adı bir korku hikâyesiyle değil, *eğitimle* yan yana duruyor.

İşte bundan rahatsız olanlar olabilir.

Ama gerçek değişmez.

Bir ülkeyi güçlü yapan; korkan, susan ve biat eden nesiller değil, *okuyan, sorgulayan ve özgür düşünen gençlerdir.*

Türkan Saylan‘ın mirası tam da budur.

Bu nedenle onun yaşadıklarını konuşmak geçmişi kurcalamak değildir.

Aksine, gelecekte aynı hataların tekrarlanmaması için hafızayı diri tutmaktır.

Bugün bize düşen görev çok açık:

*Unutmamak.*

Bir insanın onurunun, bir ömrün emeğinin ve eğitime adanmışlığın siyasi hesapların gölgesinde ezilmesine sessiz kalmamak.

Çünkü bazı haksızlıkların üzerinden yıllar geçebilir.

Ama vicdanın takvimi yoktur.

Ve biz hâlâ soruyoruz:

*Bir ülkenin çocukları için ömrünü harcayan bir insanı hedef haline getirmek kimin işine yaradı?*

Bu sorunun cevabını tarih verecek.

Ama bizim cevabımız bugün de nettir:

*Türkan Saylan’a yapılanları unutmadık.*

Unutmayacağız.

Çünkü unutmak, yalnızca geçmişi silmek değildir.

Aynı yanlışların yeniden yapılmasına izin vermektir.

Türkan Saylan‘ın ardından geriye kalan en büyük cevap ise bugün hâlâ yaşamaktadır:

*Okuyan çocuklar.*

Ve bundan daha güçlü bir miras yoktur.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL