İnternetin hayatımıza kattığı en büyük avantajlardan biri bilgiye erişimi kolaylaştırması oldu. Eskiden bir konu hakkında araştırma yapmak için kütüphaneye gitmek, kitaplar karıştırmak veya uzman görüşü almak gerekirdi. Bugün ise birkaç..
İnternetin hayatımıza kattığı en büyük avantajlardan biri bilgiye erişimi kolaylaştırması oldu. Eskiden bir konu hakkında araştırma yapmak için kütüphaneye gitmek, kitaplar karıştırmak veya uzman görüşü almak gerekirdi. Bugün ise birkaç saniye içinde milyonlarca bilgiye ulaşabiliyoruz.
Ancak bu durum beraberinde farklı bir sorunu da ortaya çıkardı: Bilgiye ulaşmak ile bilgi sahibi olmak arasındaki farkı unutmaya başladık.
Günümüzde herhangi bir konuda birkaç video izleyen, birkaç paylaşım okuyan veya birkaç haber takip eden birçok insan kendisini o alanın uzmanı gibi görebiliyor. Futbol konuşurken teknik direktör, ekonomi konuşurken ekonomist, hukuk konuşurken avukat, sağlık konuşurken doktor gibi davranabiliyoruz.
Elbette herkes her konuda fikir sahibi olabilir. Bu son derece doğal ve demokratik bir durumdur. Ancak fikir sahibi olmak ile uzman olmak aynı şey değildir.
Bir doktorun yıllarca eğitim almasının, bir mühendisin onlarca proje üzerinde çalışmasının veya bir hukukçunun binlerce sayfa mevzuat incelemesinin bir nedeni vardır. Uzmanlık, yalnızca bilgi değil aynı zamanda tecrübe ve birikim gerektirir.
Sosyal medya çağında ise çoğu zaman en çok bilen değil, en yüksek sesle konuşan kişi dikkat çekiyor. Bu durum da insanların yanlış bilgileri doğruymuş gibi kabul etmesine neden olabiliyor.
Özellikle son yıllarda bilgi kirliliğinin bu kadar artmasının temel sebeplerinden biri de budur. İnsanlar araştırmak yerine inanmayı, öğrenmek yerine taraf seçmeyi tercih edebiliyor.
Oysa bir konuda yeterince bilgi sahibi olmadığımızı kabul etmek zayıflık değildir. Aksine bu, öğrenmenin ilk adımıdır.
Belki de günümüzde en değerli cümlelerden biri şudur:
“Bu konuda yeterince bilgim yok.”
Çünkü gerçek bilgi, her sorunun cevabını bildiğini düşünmekten değil; bilmediği konuların farkında olmaktan başlar.
Teknolojinin bize sunduğu bilgiye erişim imkânı büyük bir fırsattır. Ancak bu fırsatın gerçekten değerli olabilmesi için bilgiye ulaşmakla yetinmeyip onu anlamaya ve sorgulamaya da zaman ayırmamız gerekir.
Bugün herkes konuşabiliyor. Asıl mesele, konuşmadan önce ne kadar öğrendiğimizdir.
İkinci Akıl
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)