KOLTUKLARINIZDAN KALKIN ARTIK: BU MANZARALAR KEŞAN’A HAKARETTİR! Tarihiyle, kültürüyle, Trakya’nın çalışkan ve mert insanlarıyla güzel Keşan’ımız her şeyin en güzeline layık. Ancak ne yazık ki son dönemde ilçemizin sokaklarına,..
KOLTUKLARINIZDAN KALKIN ARTIK: BU MANZARALAR KEŞAN’A HAKARETTİR!
Tarihiyle, kültürüyle, Trakya’nın çalışkan ve mert insanlarıyla güzel Keşan’ımız her şeyin en güzeline layık. Ancak ne yazık ki son dönemde ilçemizin sokaklarına, caddelerine ve meydanlarına hâkim olan bu bitmişlik, bu başıbozukluk ve bu derin ilgisizlik artık canımıza tak etti.
Halk ekonomik krizle, geçim derdiyle boğuşurken; yerel yönetimlerin en temel, en basit kamusal hizmetleri bile becerememesi utanç vericidir. Seçim zamanı kapı kapı dolaşıp oy isteyenler, koltuğa oturduktan sonra ne yazık ki halkı ve kenti tamamen unutmuş durumda. Gelin, Keşan’ın sokaklarında bir tur atalım da bu “görmezden gelinen” rezaletleri hep birlikte yüzlerine vuralım!

İlçemizin gözbebeği olması gereken Cumhuriyet Meydanı’na bir bakın! Meydandaki ızgaralar yerlerinden oynamış, adeta birer tuzak gibi insanları bekliyor. Taşlar kalkmış; yağışlı havada oradan geçen masum vatandaşın üzerine, araçların sıçrattığı sularla hınç alınırcasına banyo yaptırılıyor. Gün boyunca yüzlerce insanın geçtiği bu meydandaki tehlikeyi görmemek için ya kör olmak lazım ya da bu şehre tamamen sırt çevirmiş olmak!
Aynı rezalet Keşan Pazaryeri’nde de karşımıza çıkıyor. Emeğin, ekmek parasının döndüğü bu alan köstebek yuvasına dönmüş durumda. Taşlar yerinden oynamış, yürümek imkânsızlaşmış. Her gün makam araçlarıyla ya da konforlu yollardan o pazaryerinin önünden geçen belediye yetkilileri, bu kepazeliği gerçekten görmüyorlar mı? Yoksa vicdanlarınız da gözleriniz gibi kör mü oldu?
Şehrin ana damarlarından Rasim Ergene Caddesi’nin durumu da içler acısı. Kaldırımlar darmadağın, yayalar yola inmek zorunda kalıyor.
Ya 100. Yıl Pasajı? Orası artık bir ticaret merkezi değil, adeta terk edilmiş bir hayalet bina, tam bir insanlık ayıbı! Tuvaletler kullanılmaz halde, pislik içinde, bakım namına en ufak bir iz yok. Esnaf orada çaresizlik içinde kıvranırken, yetkililer hangi hayal aleminde yaşıyor?
Hâlâ ağzına kadar dolan, günlerce boşaltılmayan ve ortalığa pis kokular saçan çöp konteynerlerine mi yanalım, yoksa kentin dört bir yanındaki bu başıbozukluğa mı?
Buradan Keşan Belediyesi’nin “sevgili” müdürlerine sesleniyoruz: O klimalı, konforlu odalarınızdaki koltuklardan ne zaman kalkacaksınız? Keşan’ın eksiği gediği nedir, sokaktaki vatandaş ne çeker diye yerinde tespit yapmak için daha neyi bekliyorsunuz? Sayın Başkan ve yardımcıları; bu kentin göz göre göre çürümesine, bu rezaletlere daha ne kadar sessiz kalacaksınız? Sorumluluğunuzu unuttunuz mu, yoksa bu şehre ihanet mi ediyorsunuz?
Bizler bu şehrin sokaklarında yaşayan, üreten ve bu topraklara bağlı insanlar olarak artık boş laf dinlemekten, mazeret duymaktan yorulduk. Masabaşından o koltuklara yapışıp “yönettim” zannedenlerin devri bitmiştir!
Keşan bu sahipsizliği, bu beceriksizliği ve bu vizyonsuzluğu hak etmiyor. Halkın sesine kulak tıkayanlara, oturduğu makamın hakkını veremeyenlere en büyük cevabı yine bu halk verecektir. Kendinize gelin ve o koltuklardan kalkıp sokağa inin! Keşan sizlerin kurban edeceği bir kasaba değildir!
ERDOĞAN DEMİR
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)