Günümüzde birçok tartışmanın ortak bir sorunu var. İnsanlar bir sonuca ulaşmak için değil, haklı çıkmak için tartışıyor. Bunu siyasette görüyoruz. Sosyal medyada görüyoruz. Televizyon programlarında görüyoruz. Hatta bazen aile içinde..
Günümüzde birçok tartışmanın ortak bir sorunu var. İnsanlar bir sonuca ulaşmak için değil, haklı çıkmak için tartışıyor.
Bunu siyasette görüyoruz.
Sosyal medyada görüyoruz.
Televizyon programlarında görüyoruz.
Hatta bazen aile içinde ve arkadaş ortamlarında bile görüyoruz.
Bir konu açılıyor, farklı görüşler ortaya konuluyor ve kısa süre sonra amaç değişiyor. İnsanlar gerçeği aramayı bırakıp kendi görüşlerini savunmaya başlıyor. Karşı tarafın ne söylediğini anlamaya çalışmak yerine, onu nasıl çürüteceklerini düşünüyorlar.
Oysa bir tartışmanın amacı bir kazanan ve bir kaybeden belirlemek değildir.
Asıl amaç, doğruya biraz daha yaklaşabilmektir.
Ne yazık ki günümüzde geri adım atmak zayıflık olarak görülüyor. Bir insanın “Bu konuda yanılmışım” demesi birçok kişi tarafından kaybetmek olarak algılanıyor.
Oysa tam tersi doğrudur.
Yanıldığını fark etmek ve bunu kabul edebilmek, düşünsel olgunluğun en önemli göstergelerinden biridir.
Bilim bu şekilde ilerler.
Hukuk bu şekilde gelişir.
Toplumlar bu şekilde dönüşür.
Yeni bilgiler ortaya çıktığında eski fikirler gözden geçirilir. Hatalar düzeltilir. Eksikler tamamlanır.
Ancak insanlar fikirlerini kimliklerinin bir parçası haline getirdiğinde işler değişir. Bir görüşe sahip olmakla o görüşe ait olmak arasında önemli bir fark vardır.
Bir görüşe sahip olan insan gerektiğinde fikrini değiştirebilir.
Bir görüşe ait olan insan ise çoğu zaman gerçeği değil, tarafını savunur.
Bugün dünyanın birçok yerinde yaşanan kutuplaşmanın temelinde de bu durum yatıyor. İnsanlar aynı olaylara bakıyor ama farklı sonuçlar görüyor. Çünkü olayları anlamaya çalışmaktan çok, kendi taraflarının gözünden değerlendirmeyi tercih ediyorlar.
Belki de zaman zaman kendimize şu soruyu sormalıyız:
Bir konuda gerçekten doğruyu mu arıyorum, yoksa yalnızca haklı çıkmaya mı çalışıyorum?
Bu sorunun cevabı kolay değildir.
Ancak daha sağlıklı bir toplumun yolu, haklı çıkmaya çalışmaktan değil, gerçeği aramaktan geçiyor olabilir.
Çünkü insanı geliştiren şey her zaman haklı olması değildir.
Bazen onu geliştiren şey, yanıldığını fark etmesidir.
İkinci Akıl
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)