Güven İnşaat Güven Yapı Market Keşan Postası Reklam Ver
Köşe Yazıları

HACI YAKIŞIKLI’YA İTHAFEN

GAZETECİ, TOPLUMUN AYNASIDIR! Sayın Hacı Yakışıklı, Bir gazeteci, her şeyden önce toplumun aynasıdır. Aynanın görevi ise karşısında ne varsa onu göstermek; hoşumuza gideni değil, gerçeği yansıtmaktır. Gazetecilik, iktidarın gücüne, bir..

HACI YAKIŞIKLI’YA İTHAFEN

GAZETECİ, TOPLUMUN AYNASIDIR!

Sayın Hacı Yakışıklı,

Bir gazeteci, her şeyden önce toplumun aynasıdır. Aynanın görevi ise karşısında ne varsa onu göstermek; hoşumuza gideni değil, gerçeği yansıtmaktır.

Gazetecilik, iktidarın gücüne, bir partinin teşkilatlarına, sosyal medya kalabalıklarına veya bir liderin desteğine yaslanarak yapılabilecek bir meslek değildir.

Arkamda 25 yıllık iktidar gücü var, fanatik bir kitlem var, Avrupa’nın ve dünyanın birçok yerinde parti temsilcilerimiz var, arkamızda Trump da var; muhalefet kim oluyor?” diye düşünmek, siyasetin ve tarihin ne kadar değişken olduğunu unutmak olur.

Bugün çok güçlü görünenler, yarın tarihin bir dipnotu hâline gelebilir.

“Nemrut da güçlüydü.
Firavun da güçlüydü.

Ama tarih yalnızca onların gücünü anlatmıyor. Tarih; insanlığa bıraktıkları izleri, yapılan iyilikleri, mücadeleleri ve toplumlara kazandırılan değerleri de hatırlıyor.

Çünkü dünya kimseye kalmıyor.

Milyarlarca yıllık dünya tarihinin yanında insan ömrü göz açıp kapayıncaya kadar kısa. Nice hükümdarlar, nice siyasetçiler, nice güçlü insanlar geldi ve geçti.

Asıl mesele, insanın ne kadar güçlü olduğu değil; “ardında ne bıraktığıdır.”

Bir gazeteci olarak topluma gerçekleri bütün çıplaklığıyla göstermiyorsan, gördüğün yanlışları sırf siyasi yakınlık veya güç ilişkileri nedeniyle görmezden geliyorsan, toplumun aynası olma görevini yerine getirmiş olur musun?

Benim gazetecilik anlayışım farklı.

Topluma hizmet eden, tarafsızlığını korumaya çalışan, gerçeği olduğu gibi aktaran gazeteciler, sanatçılar, sporcular ve bilim insanları toplumların hafızasında kalır.

Kimler mi?

Kemal Sunal…
Uğur Mumcu…
Aziz Nesin…
Murat Ağırel…
Banu Avar…

İsimler değişebilir, dönemler değişebilir, siyasi iktidarlar değişebilir. Fakat toplum için üretilen değer ve bırakılan iz kolay kolay silinmez.

Peki ya ben, Murat Topçu?

Ben ne yaptım?” diye sorabilirsiniz.

Anlatayım.

Almanya’da Atatürk Anıtı yapılması konusunda SPD’ye dilekçe verdim.

Sosyal medyada kullanılan “sahte hesapların ve manipülatif hesapların kapatılması” konusunda SPD ve CDU’ya dilekçeler verdim.

Yine aynı siyasi partilere, “Almanya’daki Türk kökenli vatandaşlarımızla daha fazla ilgilenilmesi”gerektiğini anlatan dilekçeler sundum.

Yeter mi?

Hayır, yetmez.

Yapılacak daha çok iş var. Ben de yapmaya devam edeceğim.

Çünkü benim için siyaset; bir partinin peşinden koşmak değil, toplumun sorunlarını gündeme getirmek ve çözüm için mücadele etmektir.

O hâlde Sayın Hacı Yakışıklı

Siz de bir gazeteci olarak, iktidara yakın durmanın dışında topluma hangi hizmetleri verdiğinizi, hangi sorunları gündeme taşıdığınızı ve hangi yanlışların karşısında durduğunuzu açıklayın.

Toplum da bilsin.

Çünkü gazetecinin arkasında olması gereken en büyük güç; “iktidar değil, hakikattir.”

Gazetecinin en büyük sermayesi ise makam, mevki veya kalabalık bir taraftar kitlesi değil; “güvenilirliğidir.

Bugün alkışlayan kalabalıklar yarın unutulabilir.

Bugün sahip olunan makamlar yarın kaybedilebilir.

Bugün çok güçlü görünen siyasi yapılar yarın değişebilir.

Ama insanlığa bırakılan gerçek bir hizmet, dürüst bir mücadele ve toplumun hafızasına kazınan bir eser, çok daha uzun yaşayabilir.

Çünkü bu dünya;

Nemrut’a da kalmadı, Firavun’a da kalmadı, peygamberlere bile kalmadı”

Hiç kimseye kalmayacak.

Önemli olan bu dünyada ne kadar uzun yaşadığın değil, “yaşarken ne yaptığın ve geride nasıl bir iz bıraktığındır.”

Ben Murat Topçu olarak kendi adıma şunu söylüyorum:

Gücün yanında değil, gerçeğin yanında durmaya devam edeceğim.”

Çünkü gazeteci, toplumun aynasıdır.

Ayna ise sahibine göre şekil değiştirmez.

“Ne görüyorsa onu gösterir.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL