Keşan Postası Reklam Ver
Siyaset

Çakır “Basına kayyım, demokrasiye müdahaledir”

Anıl Çakır’dan sert tepki: “Basına kayyım, demokrasiye müdahaledir! bu ülke kimsenin siyasi çiftliği değildir!”   YENİ Parti Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, Halk TV’ye yönelik polis baskını ve kayyım atanmasına..

Çakır “Basına kayyım, demokrasiye müdahaledir”

Anıl Çakır’dan sert tepki: “Basına kayyım, demokrasiye müdahaledir! bu ülke kimsenin siyasi çiftliği değildir!”

 

YENİ Parti Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, Halk TV’ye yönelik polis baskını ve kayyım atanmasına tepki göstererek basın özgürlüğü, yargı bağımsızlığı ve millet iradesine sahip çıkılması çağrısında bulundu. Çakır, Kemal Kılıçdaroğlu’na da seslenerek demokrasi ve adalet konusunda açık ve tutarlı bir tavır ortaya koyması gerektiğini ifade etti.

Anıl Çakır, yaptığı açıklamada, şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını düzenlenmesi ve ardından kayyım atanmasının hukuk devleti ve basın özgürlüğü açısından son derece ciddi bir tablo olduğunu belirtti.

Kararı alanlara seslenen Çakır, “Devletin gücü, eleştirenleri susturmakla değil, hukuka bağlı kalmakla ölçülür!” ifadelerini kullandı.

Anıl Çakır, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“BASINA KAYYIM, DEMOKRASİYE MÜDAHALEDİR! BU ÜLKE KİMSENİN SİYASİ ÇİFTLİĞİ DEĞİLDİR!

Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını düzenlenmesi ve ardından kayyım atanması, hukuk devleti ve basın özgürlüğü açısından son derece ciddi bir tablodur.

Buradan bu kararı alanlara açıkça sesleniyoruz: Devletin gücü, eleştirenleri susturmakla değil, hukuka bağlı kalmakla ölçülür!

Türkiye ekonomik krizle boğuşuyor. Emekli geçim derdinde, işçi ay sonunu getirme mücadelesinde, gençler geleceğinden kaygılı, adalet arayan yurttaşlar ise hukuk karşısında eşitlik bekliyor. Millet bütün bu sorunlara çözüm beklerken, basın özgürlüğünü ve demokratik kurumların bağımsızlığını tartışmak zorunda bırakılıyor.

Soruyoruz: Eleştiriden bu kadar rahatsız olanlar, halkın karşısına hangi demokratik özgüvenle çıkacaklar?

Bir televizyon kanalının yayın çizgisini beğenmeyebilirsiniz. Haberlerini eleştirebilirsiniz. Hukuka aykırı bir durum varsa elbette soruşturabilirsiniz. Ancak hukuki süreçler, basın özgürlüğünü baskı altına almanın bahanesine dönüştürülemez! Suç iddiası varsa delil ortaya konulur, yargılama hukuk çerçevesinde yürütülür. Kamu gücü, kimsenin siyasi hesaplaşmasının aracı hâline getirilemez.

Belediyelerdeki kayyım tartışmalarından medyaya uzanan bu tablo, millet iradesi ve demokratik denetim konusunda ciddi soruları beraberinde getiriyor. Devletin bütün kurumları, siyasi görüşüne bakılmaksızın herkesin hakkını korumakla yükümlüdür.

Yargı bağımsızlığı, basın özgürlüğü ve millet iradesi birilerinin keyfine göre açılıp kapatılacak musluklar değildir!

KEMAL KILIÇDAROĞLU’NA DA SÖZÜMÜZ VAR!

Kayyım kararından yalnızca dört gün önce Halk TV’yi hedef alan açıklamalar yapan Kemal Kılıçdaroğlu’na da soruyoruz: Yıllarca demokrasi ve adalet mücadelesi verdiğinizi söylediniz. Peki, bugün basın özgürlüğü sınanırken nerede duruyorsunuz?

Bir medya kuruluşunu eleştirmek herkesin hakkıdır. Ancak siyasetçinin sorumluluğu, kişisel anlaşmazlıklarını demokratik ilkelerin önüne koymamaktır.

Kılıçdaroğlu, geçmişte üstlendiği siyasi sorumluluğun gereğini yerine getirmeli; basın özgürlüğü konusunda açık ve tutarlı bir tavır ortaya koymalıdır. Siyasi hesaplaşmaların değil, evrensel demokratik ilkelerin yanında durmalıdır.

Dört gün arayla yaşanan bu gelişmeler arasında doğrudan bir bağlantı bulunduğunu gösteren somut kanıt olmadan hüküm vermiyoruz. Ancak bu zamanlama karşısında kamuoyunun soru sormasını da kimse engelleyemez.

Demokrasi, yalnızca sizinle aynı düşüncedekilerin hakkını savunmak değildir. Asıl sınav, anlaşamadığınız insanların özgürlüğünü de savunabilmektir!

HALK TV’NİN, GAZETECİLERİN VE HALKIN HABER ALMA HAKKININ YANINDAYIZ!

YENİ Parti olarak Halk TV çalışanlarının, gazetecilerin ve özgür basının yanındayız. Kayyım kararının hukuki gerekçelerinin açıklanmasını, temel hakların korunmasını ve kamu gücünün bağımsız denetime açık olmasını istiyoruz.

Bu ülke hiç kimsenin şahsi mülkü değildir. Devlet makamları kimseye sınırsız yetki vermez. Siyasi güç, hukukun üzerinde değildir.

Kararı alanlara sesleniyoruz: Hukuki gerekçelerinizi açıklayın. Kamuoyunun sorularını yanıtlayın. Basın özgürlüğünü zedeleyebilecek uygulamalara karşı gerekli güvenceleri sağlayın.

Kemal Kılıçdaroğlu’na sesleniyoruz: Demokrasi ve adalet konusundaki iddialarınızın arkasında durun. Sözlerinizi değil, bugün ortaya koyduğunuz tutumu da kamuoyunun değerlendireceğini unutmayın.

Korkuyla değil özgürlükle, baskıyla değil hukukla, siyasi hesaplarla değil millet iradesiyle yönetilen bir Türkiye istiyoruz!

Hiçbir güç hukuktan büyük değildir. Hiçbir makam eleştiriden muaf değildir. Hiçbir siyasetçi de kamuoyuna hesap vermekten kaçamaz.

Türkiye’nin geleceği, özgür basının susturulmasında değil; bağımsız gazeteciliğin, bağımsız yargının ve demokratik siyasetin güçlendirilmesindedir.

Milletimizin haber alma hakkına, demokratik iradesine ve hukuk devletine sonuna kadar sahip çıkacağız. Hukuk kazanacak, özgürlük kazanacak, millet kazanacak!”

ERDOĞAN DEMİR

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL