KEŞAN YANIYOR, HALK ZEHİR SOLUYOR! YETKİLİLER NEYİ BEKLİYOR? YASAK VAR, CEZA VAR, AMA ANIZ YANGINLARI BİTMİYOR! Keşan’da her yıl çeltik hasadının ardından yaşanan anız yangınları, geçtiğimiz hafta sonu yine..
KEŞAN YANIYOR, HALK ZEHİR SOLUYOR! YETKİLİLER NEYİ BEKLİYOR?
YASAK VAR, CEZA VAR, AMA ANIZ YANGINLARI BİTMİYOR!
Keşan’da her yıl çeltik hasadının ardından yaşanan anız yangınları, geçtiğimiz hafta sonu yine ilçeyi adeta esir aldı. İlçe Çeltik Komisyonu’nun anız yakılmasını yasaklayan kararına rağmen köylerden peş peşe yangın ihbarları geldi. Gökyüzünü kaplayan yoğun duman Keşan halkına zor anlar yaşatırken, alevler yerleşim yerlerinin kapısına kadar dayandı. Vatandaşlar artık aynı soruyu soruyor: “Yasak kararları kâğıt üzerinde mi kalıyor? Bu ilçenin insanları daha ne kadar zehir soluyacak?”
Keşan’da yıllardır çözülemeyen anız yakma sorunu, geçtiğimiz cumartesi ve pazar günleri bir kez daha gündeme oturdu. Çeltik hasadının ardından meydana gelen çok sayıda yangın nedeniyle ilçenin üzerini yoğun bir duman tabakası kaplarken, vatandaşlar yaşananlara sert tepki gösterdi.
Keşan Kaymakamı Aziz Mercan başkanlığında toplanan İlçe Çeltik Komisyonu’nun aldığı anız yakma yasağına rağmen yaşanan yangınlar, alınan kararların ne ölçüde denetlendiğini ve uygulanan yaptırımların caydırıcılığını yeniden tartışmaya açtı.
YASAK KİMİN İÇİN? KARAR VAR AMA YANGINLAR DURMUYOR!
Ortada açık bir yasak var. Anız yakmanın çevreye, toprağa, canlı yaşamına ve insan sağlığına verdiği zararlar biliniyor. Üstelik yasağa uymayanlara cezai yaptırımlar da öngörülüyor.
Ancak bütün bunlara rağmen Keşan’da her yıl aynı manzara yaşanıyor.
Hasat bitiyor, anızlar yanıyor, gökyüzünü duman kaplıyor, itfaiye ekipleri yangından yangına koşuyor ve binlerce vatandaş ortaya çıkan dumandan etkileniyor.

Peki, neden?
Yasak kararını almak yeterli mi? Bu kararların uygulanmasını sağlamak, denetlemek ve ihlal edenler hakkında gerekli işlemleri yapmak kimin sorumluluğunda?
Her yıl tekrarlanan bu tablo karşısında kamuoyunun artık yalnızca açıklama değil, somut sonuç beklediği ortada.
BİRİLERİNİN KAZANCI, BİNLERCE İNSANIN SAĞLIĞINDAN DAHA MI DEĞERLİ?
Hafta sonu Keşan’ın üzerini kaplayan yoğun duman, vatandaşların özellikle sosyal medya üzerinden büyük tepki göstermesine neden oldu.
Anız yakılmasıyla ortaya çıkan dumanın yalnızca yangının bulunduğu alanı değil, kilometrelerce uzaktaki yerleşim yerlerini de etkileyebilmesi, sorunun boyutunu gözler önüne seriyor.
Dumanın içerisinde bulunan zararlı gazlar ve ince partiküller, özellikle çocuklar, yaşlılar ve solunum yolu rahatsızlığı bulunan kişiler açısından ciddi sağlık riskleri oluşturuyor.
Vatandaşların tepkisinin temelinde de bu durum yatıyor.

Birilerinin hasat sonrası tarlasını daha kolay ve düşük maliyetle temizleme isteği, bütün bir ilçenin temiz hava soluma hakkının önüne geçebilir mi?
Tarladaki anızın yakılmasıyla ortaya çıkan sonuç yalnızca o tarlanın sahibini ilgilendirmiyor. Bedelini, yangınla hiçbir ilgisi olmayan binlerce insan da ödüyor.
Keşan halkının her yıl aynı dumanı solumak zorunda bırakılması kabul edilebilir bir durum değil.
YEDİ KÖYDEN YANGIN İHBARI! İTFAİYE EKİPLERİ SEFERBER OLDU
Geçtiğimiz hafta sonu Keşan’a bağlı Akçeşme, Küçükdoğanca, İzzetiye, Bahçeköy, Gündüzler, Türkmen ve Boztepe köyleri ile çevresinden çok sayıda yangın ihbarı yapıldı.
Yangınlara müdahale etmek için yoğun çaba gösteren Keşan Belediyesi itfaiye ekipleri, farklı noktalarda çıkan yangınlar nedeniyle zor anlar yaşadı.
Bazı yangınların otluk alanlara sıçraması tehlikenin boyutunu daha da artırdı.
Özellikle Gündüzler ile Türkmen köyleri arasında meydana gelen yangında alevlerin ağıllara ve evlere sıçraması, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle son anda önlendi.
Bir anlık gecikmenin can kaybına, hayvanların telef olmasına veya evlerin kül olmasına neden olabileceği böylesine ciddi bir tehlike karşısında, yalnızca yangın çıktıktan sonra müdahale edilmesi yeterli görülebilir mi?
TOPRAK YANIYOR, DOĞA YOK OLUYOR, GELECEK TEHLİKEYE ATILIYOR!
Anız yangınlarının zararları yalnızca havaya karışan dumanla sınırlı değil.
Kontrolsüz yakma işlemleri toprağın üst katmanındaki canlı yaşamına zarar veriyor, organik madde kaybına neden olabiliyor ve tarımsal üretimin geleceğini de olumsuz etkiliyor.
Yangınların tarım arazilerinden çevredeki otluk alanlara, ağaçlık bölgelere ve yerleşim yerlerine sıçrama ihtimali ise çok daha büyük felaketlerin kapısını aralıyor.
Paylaşılan fotoğraflarda geniş alanların karardığı, alevlerin yerleşim yerlerine yakın noktalarda ilerlediği ve itfaiye ekiplerinin yangınlara müdahale ettiği görülüyor.
Bugün anız yanıyor, yarın evler, ağıllar, ağaçlar ve ormanlar yanarsa bunun hesabını kim verecek?

CEZALAR CAYDIRICI DEĞİLSE BU YASAK NASIL UYGULANACAK?
Keşan halkının en büyük tepkilerinden biri de anız yakanlara uygulanan cezaların yeterince caydırıcı olmadığı düşüncesi.
Vatandaşlar, dekar başına uygulanan idari para cezalarının bazı kişiler tarafından göze alınabildiğini savunurken, mevcut yaptırımların ve denetimlerin yeniden değerlendirilmesini istiyor.
Ancak burada cevaplanması gereken daha önemli sorular bulunuyor:
Geçtiğimiz hafta sonu meydana gelen yangınlarla ilgili kaç kişi hakkında işlem yapıldı? Kaç tutanak tutuldu? Kaç kişiye idari para cezası uygulandı? Yangınların çıkış nedenleri araştırıldı mı?
Daha da önemlisi, önceki yıllarda uygulanan cezaların tekrar eden ihlalleri önlemekte neden yeterli olmadığı araştırıldı mı?
Bu soruların cevapları kamuoyuyla paylaşılmadığı sürece, yasak kararlarının ne ölçüde etkili olduğu konusundaki tartışmalar da devam edecek.
EDİRNE VALİLİĞİ, KEŞAN KAYMAKAMLIĞI VE TARIM MÜDÜRLÜĞÜNE AÇIK ÇAĞRI!
Keşan’da vatandaşlar artık yalnızca yangınların söndürülmesini değil, yangınların çıkmasını önleyecek etkili bir denetim mekanizmasının oluşturulmasını istiyor.
Bu nedenle gözler Edirne Valiliği, Keşan Kaymakamlığı, Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile ilgili denetim birimlerine çevrilmiş durumda.
Vatandaşların beklentisi açık: Kolluk kuvvetlerinin de desteğiyle hasat dönemlerinde sahada etkin denetimler yapılması, yasağı ihlal edenlerin tespit edilmesi ve mevzuatta öngörülen yaptırımların tavizsiz uygulanması.
Çünkü mesele artık yalnızca bir tarımsal uygulama meselesi değil.
Mesele, Keşan’da yaşayan insanların sağlığı, can güvenliği ve temiz hava soluma hakkıdır!
SAYIN YETKİLİLER, BİR FELAKET YAŞANMADAN HAREKETE GEÇMEK İÇİN DAHA NE BEKLENİYOR?
Her yıl aynı görüntüler. Her yıl aynı şikâyetler. Her yıl aynı yangınlar. Ve her yıl aynı sorular.
Keşan halkı artık duman altında yaşamaktan, yangın haberleriyle tedirgin olmaktan ve her hasat döneminde aynı sorunlarla karşılaşmaktan yoruldu.
İlçe Çeltik Komisyonu’nun aldığı yasak kararının sahada ne ölçüde uygulandığı, denetimlerin yeterliliği ve ihlaller karşısında hangi yaptırımların hayata geçirildiği kamuoyuna açıklanmalı.
Çünkü bir yasağın gerçek gücü, kâğıt üzerinde yazılı olmasında değil, sahada uygulanmasındadır.
Keşan halkı yetkililerden artık aynı açıklamaları değil, aynı yangınların bir daha yaşanmamasını sağlayacak somut adımlar bekliyor.
Unutulmamalı ki yangınları söndürmek kadar, çıkmalarını önlemek de kamu yönetiminin sorumluluğundadır.

Ve şimdi Keşan halkı soruyor: “Birileri anız yakmaya devam ederken, biz daha kaç yıl zehir soluyacağız?”
MEHMET AYTAÇ
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)