Keşan Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Meclis Üyesi Göksel Aktaş, yüksek faizler, daralan kredi imkânları ve sıfır araç kampanyaları arasında sıkışan ikinci el otomobil piyasasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Otomotiv pazarı..
Keşan Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Meclis Üyesi Göksel Aktaş, yüksek faizler, daralan kredi imkânları ve sıfır araç kampanyaları arasında sıkışan ikinci el otomobil piyasasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Otomotiv pazarı 2026 yılının üçüncü çeyreğini düşüşle kapatırken, sektörde yaşanan daralma ikinci el otomobil piyasasına da yansıdı. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre otomobil ve hafif ticari araç pazarı eylül ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 24,33 daralarak 83 bin 469 adet seviyesinde gerçekleşti. Ocak-eylül dönemindeki gerileme ise yüzde 13,39’a ulaştı.
Yüksek faiz ortamı, taşıt kredilerindeki mevcut limitler ve sıfır kilometre araçlarda uygulanan kampanyalar ikinci el otomobil piyasasında hareketliliği sınırlandırırken, yaşanan durgunluk Keşan ve Trakya’da otomotiv sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin yanı sıra sektörle bağlantılı birçok iş kolunu da doğrudan etkiliyor.
Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Keşan TSO Meclis Üyesi Göksel Aktaş, ikinci el otomobil sektöründe yaşanan temel sorunun araç arzından çok finansmana erişim olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bugün galerilerimizin sorunu araç bulmak değil, alıcı bulmak. Vatandaşın araç ihtiyacı var ancak cebinde yeterli nakdi, bankada da ulaşabileceği kredi imkânı bulunmuyor. Piyasa fiyattan değil, finansmandan tıkanmış durumda.”
KREDİ İMKÂNLARI DARALDI, FAİZ YÜKÜ AĞIRLAŞTI
Merkez Bankası’nın ocak ayında yüzde 38’den yüzde 37’ye indirdiği politika faizini eylül toplantısında da sabit tutmasıyla birlikte finansman maliyetleri yüksek seviyesini koruyor. Bir sonraki faiz kararının açıklanacağı 22 Ekim tarihi sektörümüz açısından da önem taşıyor.
Taşıt kredilerinde uygulanan mevcut limitler de piyasanın bugünkü gerçeklerinin oldukça gerisinde kaldı. BDDK düzenlemesine göre 400 bin liraya kadar olan araçlarda bedelin yüzde 70’ine kadar 48 ay vadeyle kredi kullanılabilirken, 800 bin ile 1,2 milyon lira arasındaki araçlarda oran yüzde 30’a, vade ise 24 aya düşüyor. 2 milyon liranın üzerindeki araçlarda ise taşıt kredisi kullanılamıyor.
Bugün ikinci elde ortalama ilan fiyatı 1 milyon 170 bin lira civarında. Bu seviyedeki bir araç için bankadan kullanılabilecek kredi en fazla yüzde 30 ve vadesi en fazla 24 ay. Dolayısıyla vatandaşın 800 bin lirayı aşan bir tutarı peşinat olarak nakit karşılaması gerekiyor. Kredi eşikleri bugünkü araç fiyatlarının çok gerisinde kaldı. Enflasyon, mevcut sınırların uygulanabilirliğini ciddi ölçüde azalttı.
REEL FİYATLAR DÜŞÜYOR, STOK BEKLİYOR
Sektör verileri de sahada yaşadığımız durgunluğu doğruluyor. İkinci el otomobil satışları yılın ilk yarısında yüzde 8,1 gerilerken, enflasyondan arındırılmış fiyatlarda yıllık bazda yüzde 8,6 düşüş yaşandı. Bir aracın ilanda ve stokta ortalama bekleme süresi ise 35 günden 40 güne kadar yükseldi.
Politika faizinin yüzde 37 olduğu bir ortamda galeride 40 gün bekleyen her araç, esnafımızın sermayesi üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Galerici aracını satamadığı gibi, sermayesinin alternatif getirisinden de vazgeçmiş oluyor. Bu nedenle sektörümüzde kâr marjları giderek daralıyor.
Daralma bütün segmentleri aynı ölçüde etkilemiyor. 1 ile 1,5 milyon lira bandındaki binek otomobiller görece daha hızlı alıcı bulurken, 2 ile 2,5 milyon lira aralığındaki araçlarda hareketlilik belirgin şekilde zayıflıyor.
SIFIR ARAÇ KAMPANYALARI İKİNCİ ELİ ETKİLİYOR
Piyasayı zorlayan bir başka konu sıfır kilometre araçlarda uygulanan kampanyalar. Sıfır araçlarda sunulan düşük faizli finansman imkânları ve indirimler ikinci el otomobil alıcısının tercihlerini doğrudan etkiliyor. İkinci el sektöründe faaliyet gösteren işletmelerimiz ise bu dönemde takas ve alternatif ödeme yöntemlerine daha fazla yönelmek zorunda kalıyor.
Tüketici tercihleri de hızlı bir dönüşüm içerisinde. Ocak-eylül döneminde satılan sıfır otomobillerin yüzde 32,6’sını hibrit, yüzde 19,3’ünü elektrikli araçlar oluştururken, dizel otomobillerin payı yüzde 5,5’e kadar geriledi.
Bu dönüşüm ikinci el otomobil piyasasında ciddi bir değer riski de oluşturuyor. Galerilerimizin stoklarında hâlâ dizel ağırlıklı araçlar bulunuyor. Akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş ve elektrikli araçlara yönelim, bu araçların ikinci el değerleri üzerinde baskı oluşturuyor.
Eylül ayındaki satışların yıllık bazda gerilemesine rağmen on yıllık eylül ayı ortalamasının yüzde 17,8 üzerinde gerçekleştiğini de göz ardı etmemek gerekiyor. Geçen yılın yüksek bazını unutmamak lazım. Ancak buradaki sorun yalnızca satış adedi değil; esas mesele ticaretin kârlılığının ve sürdürülebilirliğinin korunmasıdır.
KEŞAN VE TRAKYA’DA DURGUNLUK ESNAFIN KASASINA YANSIYOR
Türkiye genelinde yaşanan bu tabloyu Keşan ve Trakya’da daha yakından hissediyoruz. Keşan, çevre ilçe ve köylerin önemli ticaret merkezlerinden biri. Bu nedenle ikinci el otomobil ticaretinde yaşanan bir yavaşlama yalnızca galerici esnafımızı etkilemiyor.
Bir aracın el değiştirmesi yalnızca galericinin işi değildir. Ekspertizden sigortaya, noterden boya ve kaportaya, yedek parçadan oto yıkamaya kadar birçok esnafımız bu ticaretten gelir elde ediyor. Galeride satış durduğunda bu ekonomik zincirin her halkası aynı anda zayıflıyor.
Tarım Geliri ve Mevsimsel Nakit Piyasayı Belirliyor
Bölgemizin tarıma dayalı ekonomik yapısı da otomobil piyasasının ritmini doğrudan belirliyor. Trakya’da araç alımlarında hasat sonrasında oluşan nakit hareketliliğinin önemli bir etkisi bulunuyor.
Üreticimiz artan girdi maliyetleri nedeniyle elindeki kaynağı öncelikle üretimine ve borçlarına ayırıyor. Araç yenileme kararı doğal olarak erteleniyor. Finansmana erişim de zorlaşınca geçmiş yıllarda hasat döneminde gördüğümüz hareketlilik artık aynı ölçüde oluşmuyor.
YEREL ESNAF HAKSIZ REKABETLE KARŞI KARŞIYA
Dijital ilan platformları otomobil piyasasında fiyatların ülke genelinde çok hızlı karşılaştırılabilmesini sağlıyor. Alıcı, Keşan’daki bir aracı İstanbul’daki bir ilanla doğrudan kıyaslayabiliyor. Ancak yerel işletmelerimizin büyükşehirlerde faaliyet gösteren işletmelerle aynı ölçek avantajına sahip olmadığını da görmek gerekiyor.
Vergisini ödeyen, kira veren, sigortalı personel çalıştıran galerici esnafımız, ticari yükümlülükleri bulunmayan bireysel satıcılarla aynı piyasada rekabet etmek zorunda kalıyor. Bu durum kayıt dışı araç ticaretine de kapı aralıyor. Kurallara uygun faaliyet gösteren esnafımızın korunması hem tüketici güvenliği hem de vergi adaleti açısından büyük önem taşıyor.
KREDİ EŞİKLERİ GÜNCELLENMELİ, ESNAF NEFES ALMALI
İkinci el otomobil piyasasının yeniden hareketlenebilmesi için öncelikle taşıt kredilerindeki fiyat basamaklarının bugünkü otomobil değerlerine göre yeniden belirlenmesi gerekiyor. Bu limitlerin enflasyon ve piyasa koşulları dikkate alınarak belirli aralıklarla güncellenmesi sektör açısından önemli bir adım olacaktır.
Yetki belgesine sahip ve bütün yasal yükümlülüklerini yerine getiren işletmelerimiz için kamu destekli, uygun maliyetli işletme ve stok kredisi imkânlarının oluşturulması gerekiyor. Galerici esnafının en büyük sorunlarından biri stokta bekleyen araçlara bağlanan sermayenin finansman maliyetidir.
Kayıt dışı alım-satımla mücadelede de denetimlerin artırılması gerekiyor. Sürekli şekilde araç alıp satan bireysel satıcıların denetlenmesi ve vergisini ödeyerek faaliyet gösteren işletmelerimizin haksız rekabete karşı korunması önem taşıyor.
Aynı zamanda ekspertiz ve hasar kaydı süreçlerinin daha şeffaf hale getirilmesi tüketicinin ikinci el otomobile olan güvenini artıracaktır. Vatandaşlarımızın yetki belgeli ve kurumsal işletmelere yönelmesi hem tüketicinin korunmasını hem de sektörün daha sağlıklı işlemesini sağlayacaktır.
Merkez Bankası’nın 22 Ekim’de açıklayacağı karar sektörümüz açısından kritik bir eşik olacak. Faizlerde bir gevşeme yaşanması halinde ertelenen talebin yeniden piyasaya dönmesi mümkün. Ancak yalnızca faiz indirimi yeterli olmayacaktır. Taşıt kredilerindeki limitler ve oranlar günümüz koşullarına göre güncellenmeden piyasadaki finansman tıkanıklığının tamamen aşılması zor görünüyor.
Keşan Ticaret ve Sanayi Odası olarak üyelerimizin sorunlarını sahada dinliyor, sektörümüzden gelen talep ve çözüm önerilerini ilgili kurum ve kuruluşlara aktarmaya devam ediyoruz. Otomotiv ticareti bölgemizin ekonomik hareketliliği açısından önemli sektörlerden biridir. Üyelerimizin finansmana erişimini kolaylaştıracak, kayıtlı ticareti destekleyecek ve sektörümüzün sürdürülebilirliğine katkı sağlayacak çalışmaların takipçisi olmaya devam edeceğiz.” dedi.
ALPCAN DEMİR
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)