TYH Tekstil’de DİSK Üyesi olmak isteyen 25 işçi işten çıkarıldı İşçiler fabrika önünde grev başlattı Keşan’da bulunan TYH Tekstil’de 25 personelin DİSK’ e üye olmak istemesi nedeniyle işten çıkarılmasının..
TYH Tekstil’de DİSK Üyesi olmak isteyen 25 işçi işten çıkarıldı
İşçiler fabrika önünde grev başlattı
Keşan’da bulunan TYH Tekstil’de 25 personelin DİSK’ e üye olmak istemesi nedeniyle işten çıkarılmasının ardından işten çıkarılan 25 personel grev başlattı.
İşçilerin önceki gün fabrika önündeki destek vermek üzere DİSK Genel Başkan Danışmanı ve DİSK Tekstil Örgütlenme Sorumlusu Bahadır Derin, YENİ Parti İpsala İlçe Başkanı İsmail Göksu, TİP Edirne Teşkilatı, dünkü eylemlerine de YENİ Parti Keşan ilçe Başkanı Anıl Çakır ve Yönetim Kurulu üyeleri, Zafer Partisi Keşan İlçe Başkanı Av. Türkay Gümülcineli, Zafer Partisi Keşan İlçe Gençlik Kolları Başkanı Kubilay Bayır katılarak Sendika temsilcisi Bahadır Derin ve işten çıkarılan işçilerle bir araya geldiler.
Çakır ile Gümülcineli, haksız ve kanunsuz bir şekilde işten çıkarılan işçilere her zaman destek olacaklarını belirttiler.
İşten çıkan ve evlerine gitmekte olan TYH işçileri de arkadaşlarına destek olmak üzere fabrika bahçesinden onlara desteklerini dile getirdi.
Burada işten çıkarılmalarla ilgili açıklama yapan Derin, şunları söyledi: “Daha önceden de burada birçok faaliyette bulunduk. Şu an yanımızda cuma günü işten çıkarılan arkadaşlarımız var, 25 kişi işten çıkarıldı. Sırf sendikalı oldukları için, içeride türlü türlü mobbinge maruz kaldıkları için, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin kendilerine uzatılan kağıtları almak istemelerine rağmen, bu kağıtların verilmemesine rağmen arkadaşlarımızı işten çıkardılar. Burada çıkış nedenleri sadece insanlar anayasal haklarını garanti altına alıp sendikalı bir şekilde toplu iş sözleşmesi yapmaktı. Gördüğünüz gibi bugüne kadar binlerce insanı işten attılar. Abartmıyorum bu sayı binin üstündedir. Akhisar’da, değişik illerde, İzmir’de, Tatar köyü’nde, Alpullu’da, Ordu’da çıkışları oldu. Bu mücadeleyi hala bitiremezler. DİSK Genel Başkan danışmanı olarak bu mücadeleyle bizzat Genel Başkan talimatıyla ben ilgileniyorum. Bugüne kadar arkadaşlarımızın birçok problemini, içeride uğradıkları hakaretleri WhatsApp kanalımızdan anlatmamıza rağmen şirket yönetimi asla bu yöneticilerle ilgili bir tedbir almadı, bir çıkış yapmadı. Arkadaşlarımız en son yaşadıkları durumu, hem temsilci, fabrika temsilcisi, fabrikada işçilerin seçtiği arkadaşlarımız aynı zamanda sendika, daha burada toplu iş sözleşmesi yapmadan temsilci olarak seçtiğimiz arkadaşlarımızı da işten attılar. Bu zaten sendikanın bütün çalışma hayatında, kod 22 insanları iş verenin insafına bırakan bir durum.
Yani tazminat haklarından yararlandırmıyor, diğer nedenlerle değil, onların istedikleri işte 12 taksit, 20 taksit falan tazminatlarını, ihbar tazminatlarını bölmek için yapılan bir şey.
Bununla ilgili de zaten Çalışma Bakanlığında faaliyetimiz olacak.
Bu kod 22’nin artık Türkiye’de patronların istediği gibi kullanılacak halden çıkarılması için mücadele edeceğiz.
Bu hafta değil, bir dahaki haftaya da Keşan merkezde büyük bir miting organize edeceğiz, tabii ki izin alabilirsek bunu yapacağız, bununla ilgili de çalışmalar yapacağız. Ancak bazı işveren ağzıyla konuşanlar, “İşte sendika yüzünden böyle oldu, bu konkordato süreci bu yüzden yaşandı. Bakın, ben üzerine basarak söylüyorum; burada işçilerin problemi sadece ücret politikası değil, onur mücadelesi. İnsanlara, özellikle bu fabrika müdürü, buradaki Keşan’daki fabrika müdürünün en maruz çeşit hakaretleri söz konusu.
Bizim bugüne kadar anlattığımız WhatsApp kanalımız var, 2.500 kişi kadar var ve Instagram hesabımız var.
Patronlar bunlari duymasına rağmen bu insanlarla yolları ayırmadılar.
Yani bu mücadelede sendika buraya girmiş de, toplu iş sözleşmesi yapmış da işçilerin maaşları 8.000 liradan 40.000-50.000 liraya çıkmış da, ekonomik durumdan dolayı fabrika batmış ya da batma yoluna girmiş gibi bir şey söz konusu değil.
Bizim buradaki insanların mücadelesi onur mücadelesi, anayasal haklarına sahip çıkmak, şerefli onurluca yaşamak.
Ama biz neler görüyoruz?
İşte burada “beğenmiyorsanız kapı orada”, “siz muzu burada gördünüz” insanlara hakarette bulunan problemler çıkarıyorlar.
Beğenmeyeni işten atıyorlar, bugüne kadar hep böyleydi.
Sendikal mücadele başladıktan sonra biz bunların hakaretlerini kestik.
Bunları vefalarla söyledik.
Haftalardır burada Türk bayrağı asılı değildi.
Dedik ki “buraya bayrak asın”, onu dahi yapmadılar.
Ceket kurulmuş, Türk bayrağı yok.
Fabrikayı sanki böyle şey durumuna getiriyorlar, iflas ettik, biz yok olduk, bittik.
Ama kendileri sevdikleriyle Trakya’nın güzel restoranlarında oturup kuzu etini yiyip Tekirdağ rakısını içmeyi biliyorlar.
İşçinin maaşını geciktiriyorlar.
Biz bu mücadelede işçilerin sonuna kadar yanında olacağız.”
Derin’den sonra söz alan fabrika da işçi temsilcisi seçilen Işıl Aguş’da konuşmasında şunları söyledi.” “Ben TEKSİF Fabrikası’nın işçi temsilcisiyim, Nalan arkadaşımla. Bizi cuma günü sendikayı desteklediğimiz için işten attılar. Biz tabii ki de hiçbirimiz kabul etmedik, imzalarımızı atmadık. Pazartesi sabahı tam ki notere giderken bizi işe bir daha geri aldılar. Ama biz davalarımızı açmıştık. Buraya fabrika önüne geldik, içeri almalarını istedik. Biz sigortalıyken buranın çalışanı görünüyorken bizi içeri almadılar. Kapıda bekledik. Sonra bir daha Kod 22’den çıkışımızı yaptılar. Yani sürekli kod değiştiriyorlar, bir sokuyorlar, bir çıkarıyorlar. Kod 22 işsizlik ödeneğinden işçi yararlanmasın, onların o sunduğu 4 taksit, 5 taksit, 12 taksite kadar kıdem ve ihbar tazminatlarını bölerek ödemeyi kabul etsin, muhtaç kalsın diye yapılan işverenin bir oyunu. Biz buradaki eylemlerimiz hakkımızı alana kadar tüm işçi arkadaşlarımız adına sürdüreceğiz.”
ERDOĞAN DEMİR
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)